Cinler

Kıbledere Köyündeki İmamın Mektubu

  Cinler    22 Kasım 2018
Yorum Yok

 

Selamlar Korku Severler, Bugün hepimizin bildiği Dabbe : Cin çarpmasında konu olan Kıbledere köyünde yaşanan bir olayı paylaşacağız. Biliyorsunuz Dabbe filminde konu olan hocanın adı Faruk Akat idi. Aynı hocamı bilinmez ama korkunç hikaye olduğu kesin. Sizlere elimizden geldiğinde korku hikayeleri paylaşamaya devam ediyoruz, cinli korku hikayelerini daha çok istiyorsanız yorum atabilirsiniz.

HİKAYE : 

Bu olay Kıbledere köyünde o malum olaylardan aylar önce yaşanmış olup, komşu köydeki kişiler tarafından teyit edilmiş, gerçek bir olaydır. Yer kıbledere köyü. Olayın kahramanı köyde imamlık yapan Veysi hoca. Bu yazısına müftülüğe yolladığı mektuptan aldık. Mektup şu şekildedir, hiç bir oynama olmamıştır.

Ben 6 yıldır burada imamlık yapan gayette işinden memnun hocaydım, 1 son bir haftadır size şikayetimi bildirmek isterim. Cemaat artık camiye gelmiyor. Geçen gün evimin camlarını kırmışlar. Kimin yaptığı meçhul. Kahveye kimse gelmiyor, sokakta kediler ve köpeklerden başka kimse yok Sabah ezanını okumak için camiye giderken yolumun üzerinde bir adam gördüm. Elektrik direğinin oraya çökmüş ağlıyordu. Yanına yaklaştım neden ağlıyorsun dedim? Karımı öldürdüm hoca dedi. Beni itekleyip koşa koşa koşa koşa tarlanın içine girdi. Gözden kayboldu. Artık bu köyde can güvenliğimin olmadığını düşünüyorum. Görevimi başka yerden yapmak istiyorum.

Mektup burada son buluyor. Olayın devamını karşı köyde yaşayan olaya tanıklık eden köylüden dinliyoruz.

O gün hocayla çarşıda karşılaştık. Oturup çay içtik, derdini anlattı, teselli ettim. Psikolojik olarak çökmüş durumdaydı, aradan bir kaç ay geçti. Define işi için gece vakti arkadaşlarla Kıbledere köyüne gitmeye karar verdik, eşyalarımızı ayarladık, kazma kürek çuval. Köyün çıkışına doğru ağaç var. Kötü dilekleri yazdıkları için ölüm ağacı denir. Orada bulunan mağaraya gidecektik. Çok altın olduğu söyleniyor. Köye girdiğimizde bir evden çığlık sesleri duyduk, bu sesler kavga sesiydi. Kavga ediyor gibiydiler O an bir silah patladı, sesler kesildi. iki arkadaşım ve ben koşa koşa köyün içine vardık. Kimsenin ışığı yanmıyordu. Gece lambasını yaktık yola öyle devam ettik. Yerlerde kan vardı duvarlara saçma sapan rakamlar yazılmıştı. Bir an önce mağaraya gitmek istedik.

Bir evin önünde az soluklandık. Karşıdaki evden birinin bizi izlediğini gördük. Size yemin ediyorum ki, o insan değildi. Sonra gözden kayboldu biz kalkıp mağaraya doğru gittik. Mağaraya vardık ama ölüm ağacının önünde bir kadın vardı. Ağaca bir şeyler bağlıyordu. Görünmeden mağaraya girdik. Mağaradan sesler geliyordu acayip şekilde tarif edemem, insan sesleri ile hayvan sesleri arasında. Korktuk ama ucunda para vardı sonuçta. Mağaraya girdikçe gaz lambamız da ki ateş sönüyordu. Felaketin habercisiydi. Mağaradaki sesler artıyordu. Arkadaşlarımız önden gittiği için onlara yetişmekte zorluk çekiyordum. Gaz lambamız sönmeden geri dönelim
dedim. Arkadaşlarımdan ses alamadım. iki üç adım atıp, tekrar seslendim ama cevap gelmiyordu. Koşarak mağaradan çıktım. Çıkar çıkmaz gaz lambası söndü. Ama dolunay olduğu için önümü görebiliyordum. Ölüm ağacında duran kadına baktım. Bana doğru dönmüş bakıyordu. Kaçmak ile Durmak arasında kaldım. İçeride arkadaşlarım vardı. Tekrar içeriye girip, yüksek sesle bağırdım. Ses gelmedi. Tekrar dışarı çıktım. Kadın hala ordaydı sonra kadın yürüdü. Daha sonra gölge misali gözden uzaklaştı.

Bende koşa koşa tarla yollarından köye gitmek istedim. Ceviz ağacının altında yaşlı bir adam gördüm. Bana yardım etmesi için yalvardım ama beni duymuyor gibiydi. Ölü gibiydi, yüzüme kızgın şekilde bakıyordu. Yanından koşarak uzaklaştım. Yarım saatlik koşmanın ardından köye varmıştım. O günden beri hiç bir köylü oradan geçmez
yolu uzatır, diyecekler bu kadar. Bu olayı anlatan kişi 1990 yılında Jandarmaya aynı ifadeyi vermiştir. Kıbledere köyü imamının nerede olduğu bilinmiyor. Yaşayıp yaşamadığı
hakkında bilgi yok.

440 okunma

Etiketler : , ,

  Benzer Yazılar


  Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır, yazı hakkındaki düşüncelerinizi paylaşmaktan çekinmeyin.

  Arama


  Kategoriler