Dabbet-ül-arz Kıyamet Alameti

  Özel Bilgiler    25 Kasım 2018
Yorum Yok

 

Selamlar, bugün ki konumuzda, dabbe, dabbetül arz nedir? Dabbet-ül-arz, konularını paylaşacağız. Umarım sizler için yararlı olur.

Dabbet-ül-arz en büyük kıyamet alametlerinden biridir. Peygamber efendimiz, kısaca dabbe hakkında

şöyle diyor ;

Onun alametlerinden biri, güneşin battığı yerden doğması, kuşluk vakti insanların üzerine
‘ Dabbet-ül-arzın ‘ çıkmasıdır. Bu alametlerden hangisi önce belirirse ötekisi onu kısa zaman takip edecektir.

Dabbe kelimesi ‘ canlı hareket eden varlık ‘ anlamındadır.Buna göre, tren ve otomobil gibi şeylere dabbe yani Dabbet-ül-arz denebilir.

Dabbet-ül-arzın ne olduğu hususunda değişik yorumlar yapılmaktadır. Hz. Alinin şöyle dediği naklediyor : Böyle bir bakışta onun bazı şerli insanlara işaret ettiği anlaşılabilir.

Dabbet-ül-arza aids diyenler vardır, Televizyon diyenler vardır. En son görüş ise Dabbet-ül-arzın robotlar olduğu görüşüdür. bu görüşe göre, robotlar insanların sözünü dinlemeyecek ve insan medeniyeini alt üst edecekler.

Kuran-ı Kerimde Dabbet-ül-arz yani Dabbe on dört defa geçer. Bir de bu kelimenin çoğulu vardır. ‘devabb’ olarak dört defa kullanılır. Örnek şunlardır,

Yeryüzünde yaşayan bütün canlıların (her dabbenin) rızkı ancak Allah’a aittir. (Hud Suresi 6. Ayet)

Her canlının (dabbenin) dizgini Allahın elindedir. ( Hud Suresi 56. Ayet)

Neml suresi 82. Ayette geçen Dabbet-ül-arz müffessirlerce kıyamet alameti olarak açıklanıyor.

Tehdit edildikleri şey başlarına geldiği zaman onlara yerden bir dabbe çıkarırız da, insanların
ayetlerimize kesin olarak inanmadıklarını kndilerine söyler.

Ayetin zahirine göre, arzdan çıkacak bu dabbe insanlarla konuşacaktır. İlahi ayetlere tam inanmadıklarını söyleyecektir. Buradan hareketle bu dabbenin televizyon, veya internet olabileceğini söyleyenler var. Dabbe : Cin Çarpması filminde bundan bahsedilmiştir. Çünkü bunlar hammaddelerle yapılır ve insanlarla konuşurlar. Bazı rivayetlerde dabbenin başı bulutlara değecek deniliyor. Bilindiği gibi, televizyonlar uydu bağlantılıdırlar ve uyduların da başı semadadır.

Dinin helal ve haram ölçülerine uyan insanlar bu aletlerden yararlanır. Böyle ölçülerden mahrum olanlar ise, daha çok zarar görürler. Çünkü bu aletleri, şerde ve günah ta kullanabilmektedirler ve bu tarz kullanımlar daha çoktur.

Kuran-ı Kerime baktığımızda bazı kavimlere bazı hayvanların ceza olarak gönderildiklerini görüyoruz.
Firavun ve kavmine bit, çekirge, kurbağa göndermiştir. Her tarafı istila ederek inatçı insanları cezalandırmışlardır.
Bu gibi benzer hayvanları günümüzde görmek mümkün olmaktadır.

Örneğin Ka’beyi yıkmak için gelen Ebrehe ve ordusuna sürüler halinde ebabil kuşları gönderilmiş, bunlar gaga ve ayaklarında taşıdıkları özel taşları zalimlerin üzerlerine yağdırmışlardır. Bu olay Kuran-ı Kerimde bir sureyle anlatılmaktadır. Fil suresinde anlatılan bu olay Peygamber Efendimizin dünyaya geldikten kısa bir süre sonra meydana geldi.

Kuran-ı Kerim göklerin ve yerin askerlerinin Allahın emrine olduklarını bildirir. (Müddessir 31) Allah dilediği zaman bu askerlerini
inatçı kimseleri cezalandırma kullanır. Örneğin su bir rahmettir, Ama Allah dilerse helak eden bir tufana dönüşür.

Aids Dabbe – Dabbet-ül-arz Mıdır?

Dabbe Nedir? dediğimizde aklımıza aids gelebilir. Çünkü bu mikrop daha çok gayr-i meşru
beraberliklerin neticesinde bulaşmaktadır. Tarih boyunca böyle beraberlikte bulunanlar daima var olmuştur.
Hiç bir zaman bu beraberlikler çılgınlık boyutlarına varmamıştır. Bu açıdan Aids hastalığını İlahi bir ceza olarak değerlendirmek gayet makuldür.

Hz Süleyman la alakalı Kuran-ı Kerim de anlatılan şu olay, dabbenin bu cihetine bir işaret olarak görülebilir ;

Hz Süleyman’ın cinleri büyü binalar, heykeller yapımında çalıştırması anlatıldıktan sonra, şöyle denilmektedir.

Eceli gelip de, Süleyman’ın ölümüne hükmettiğimiz de asasını kemirmekte olan bir ağaç kurdu, Dabbe yani Dabbet-ül-arz ölümünü onlara fark ettirdi. Süleyman yere düşünce, cinler anladılar ki, eğer kendileri gaybı bilselerdi, o meşakkatli işe devap edip durmazlardı. (Sebe Suresi 14. ayet)

Bir rivayete göre, Hz Süleyman onları bu işte çalıştırırken bastonuna yaslanır, bu şekilde onları
kontrol ediyordu. Ama bu haldeyken, Azrail gelip ruhunu kabzetti. Cinler onun vefat ettiğini anlamadılar. Çalışmaya devam ettiler. Bir apaç kurdu onun bastonunu kemirince bastonu kırıldı, Hz Süleyman yere düştü. Cinler onun vefatını ancak bu zaman aradılar. Şayet gaybı bilselerdi, bu şekilde bir azap içinde çalışmaya devam etmezlerdi.

İşte bu Dabbe, yani Dabbet-ül-arzın Hz. Süleymanın bastonunu kemirdiği gibi, dabbe yani Dabbet-ül-arz, aids mikrobu şeklinde veya başka bir şekilde haddini aşan bazı insanları kemirip onları mağlup etmesi mümkündür.

Ama, Dabbet-ül-arz veya Dabbe Aids midir? denilirse, evet demek bazı sıkıntıları beraberinde
getirir. Aids dabbe hakikatinin bir parçası olabilir, ama onu tümüyle ifade etmeyebilir.

Ayette geçen Dabbe, yani Dabbet-ül-arz kelimesinin anlamı, elif lamsız, yani belirsiz şekilde
kullanmıştır. Bilinmeyen tanınmayan bir varlık olduğunu ifadesini anlayabiliriz.

Delalet etmek ayrı, tazammun etmek ayrıdır. Dabbe yani Dabbet-ül-arz kelimesi AİDS veya kötüye kullanılan televizyonu içine alabilir, ama onlara kesin bir delaleti yoktur.

Cenab-ı Hakk’ın Kuran-ı Kerim’de geçmiş ümmetlerin başına gelen elim hadiseleri bizlere
anlatmasının hikmeti, onlardan ibret ve ders almamız içindir. Firavun kavmini bit, çekirge ve kurbağa istila etti. Onlar her defasında tövbelerini bozmuştur. Başlarına gelen belalardan ders almamış, sonunda denizde boğulmuşlardı.

361 okunma

Etiketler : , , , , , ,

  Benzer Yazılar


  Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır, yazı hakkındaki düşüncelerinizi paylaşmaktan çekinmeyin.

  Arama


  Kategoriler